Lady Gaga Kapak

Bugünkü konser anısının sahibi Buket. Yazı için çok teşekkür ediyoruz. ☺

Buket Anlatıyor

Merhaba arkadaşlar Ben Buket, 17 yaşındayım ve İstanbul’da yaşıyorum. Size Lady Gaga’nın Artrave’ini anlatacağım.

Şöyle söylemeliyim müzik dinlemenin, birine hayran olmanın ne olduğunu yeni yeni fark ettiğim dönemlerde müzik listelerinin başında Lady Gaga vardı ve elbette ki diğer tüm arkadaşlarım gibi bende Bad Romance, Paparazzi gibi Gaga şarkılarına bayılıyordum. Daha sonralarında ise Lady Gaga ile ilişkimin koptuğunu söyleyebilirim, ta ki Artpop’a kadar… Artpop çıktığında gerçekten albümü bayılarak dinledim. Bu nedenle bir gün arkadaşım Deniz ile bir yerde oturup kahve içerken Gaga Türkiye’ye gelirse konserine gideceğimiz kararını aldık. Akşam eve gelip Twitter ve Facebook’a girer girmez her yerde Gaga’nın Türkiye’ye geleceğini haber eden yazılar vardı. Birkaç saat öncesinden bu konsere gideceğimiz kararını vermiş olsak bile haberin bu kadar kısa sürede gelmesinin şoku bir yana biletlerimizi satışa çıktığı an aldık.

Konser Öncesi

Lady Gaga İstanbul'da

3 arkadaşım ve ben metroda buluştuk, hepimiz şu konularda hem fikirdik:

1) Gaga hayranı değiliz ama Artpop’u çok seviyoruz.

2) Türkiye konserinde hayranlar yurtdışında olduğu kadar çılgın kostümlerle gelmeyecek.

Yaklaşık 1 saat sonunda stadyuma vardığımızda konsere rahatlıkla 7-8 saat vardı diyebilirim. Yani bu kadar süre beklemeyi göze almıştık. İTÜ Stadyumu‘nun gerisinde sıra olmaya başlamış bir grup insanı görünce hepimiz şok olduk. Çünkü beklediğimizin aksine oldukça fazla insan kostümle gelmişti ve bu harikaydı. İnsanlar değişik saç stilleri, yüksek topuklular, boynuzlar vs. ile gelmişler ve daha da değişik saç stilleri, yüksek topukluları ve boynuzları olan birinin şarkı söylemesini bekliyorlardı. Kot, t-shirt giymiş bizler hayranlıkla insanları inceledik.

Buket'in Fotoğrafları Lady Gaga İstanbul Konser Öncesi Lady Gaga ArtRave İstanbul

Daha önce birkaç konsere gitmiş biri olarak söylebilirim ki Little Monster‘lar oldukça cana yakın bir hayran grubu. Daha önce hiçbir konser alanında bu kadar eğlendiğimi hatırlamıyorum. Ben ve arkadaşlarım 7 saat önceden gidip orada beklemenin çok sıkıcı olacağını düşünmüştük ama hayatımın en güzel 7 saatiydi. Birçok insanla rahatlıkla muhabbet ettik, fotoğraf çekildik. Bir sürü anı dinledik. Sıraya girdiğimizde önümüzde 3-4 kişi vardı. Adana’dan konsere gelen iki Little Monster ile muhabbet ettim. Gay olduğu için zorbalığa uğrayan kişilerle konuştum. Açıkcası bir sürü hayat hikayesi dinledim ve bu bir konserden bekleyebileceğim en son şeydi. Gaga konseri bana çok fazla şey öğretti. Konserler genellikle bir veya birden fazla arkadaşınızla gitmeniz gereken etkinlikler ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki eğer Gaga konserine sizinle gelen birini bulmakta zorluk çekiyorsanız endişelenmeyin çünkü herkes çok cana yakın!

Konser Başlıyor

7 saatlik bekleyişin ardından konser alanına girişler başladı. Biz saha içinin en önüne geçtik ve Gaga’yı beklemeye başladık. Sahnede parlak gri bir örtü dekoru kaplamıştı ve iki tarafta bulunan büyük ekranlı televizyonlarda ARTRAVE reklamları vardı. Reklamlar o gece 100 kere verilmişse ben 70 kere izlemişimdir diyebilirim. Konser alanı da en az sırada bekleyiş kadar eğlenceliydi. Hayatımda kendimi hiçbir yere bu kadar ait hissettiğimi hatırlamıyorum. Tekrar söylemeden geçemeyeceğim Little Monsterlar harika bir hayran grubu. Akşam olup hava kararınca yavaş yavaş sahne ışıkları açılmaya başladı ve Gaga’nın yakın arkadaşı ve Dj’i olan Lady Starlight sahneye çıktı. Starlight pek fazla beğenilmedi, alkışlanmadı ama bence gerçekten güzeldi. Dj olmasına rağmen 70-80ler tarzı bir elbiseyle sahneye çıkması o kadar hoştu ki. Bence Gaga ve ekibi alışılmışın dışına çıkmada bir numara! Starlight’ın performansı bitince dekoru kapayan örtü açıldı,ekranlar hazırlandı,sahne düzeni alındı… Lady Gaga sahnedeydi. Karşımızda canlı, kanlı ve her şeyden önemlisi yetenekli bir ikon duruyordu. Artpop, Venüs, Do What You Want, Born This Way, Paparazzi… ve Swine!

Lady Gaga İstanbul Konseri Fotoğraf

Söylediği her şarkıyı seviyordum ve hepsini mükemmel söyledi. Sesi harika, vokalleri harika, nefesi her şeye yetecek kadar güçlü! Kostümleri dansçıları herşeyi ilginç ve daha önce yapılmamış. Hepsini büyülenmiş bir şekilde dinleyip, izledim ama Swine performansı gerçekten beni benden aldı. Artpop’dan en sevdiğim şarkı Swine diye midir yoksa gerçekten en iyi performans o muydu bilemiyorum ama gerçekten hayatım boyunca bu kadar büyülendiğimi hatırlamıyorum… Konserin en sevdiğim anlarından biri de Manicure performansıydı. Çünkü öncesinde İstanbul’a gelirken birçok şeyini yanında getirdiğini ama birşeyini unuttuğunu söyledi. Bu sırada yaptığı surat ifadesi ile stadyumu etkisi altına alır almaz “I forgot my f…ing manicure!” diye bağırdı ve ardından performansını sergiledi.

Güzel sesi, cüretkar kostümleri ve müthiş dans kareografileri dışında yaptığı konuşmalar ve ele aldığı konular da mükemmel elbette. Born This Way’i söylemek için sahneye çıkardığı hayranıyla olan ilişkisi, yüzünün aldığı ifade vb her şeyiyle gerçekten yaptığı işi ciddiye aldığını ve diğer bazı ünlülerin aksine hayranlarına değer verdiğini gördüm.

“Seyahat ediyorum,tüm dünyada seyahat ediyorum ve biliyorum ki bazı yerlerde gay olmak gerçekten zor. Bazen insanlar ‘Gaga konuştukların hakkında dikkatli ol’ diyorlar ama ben onların ne dediklerini umursamıyorum. Bu akşam bütün Türk gay hayranlarımın ellerini daha yukarıda tutmasını istiyorum.” şeklinde yaptığı konuşması sonrasında kendisine hayran oldum. Bu sırada ağlayan Little Monsterları görmek gerçekten çok üzücüydü. Hiçbir hataları olmayan insanların hayatları boyunca gereksiz yere zorbalığa uğradıklarını gösteren en büyük kanıttı benim için.

Gaga bir sanatçının sahip olması gereken şeylerden fazlasına sahip. 16 Eylül sabahı sadece Artpop’a olan beğenim yüzünden konsere gitmiş biriydim. 17 Eylül’de konser sonrası eve giderken artık bir Little Monster olduğumu biliyordum. Bence bu bir konserin gerçekten güzel olduğunu gösteren en önemli şey. Şimdi hemen hemen hergün Born This Way albümünü baştan aşağıya dinleyen, Tumblr’da sadece Gaga rebloglayan ve Lady Gaga’yı gerçekten canı gönülden destekleyen biriyim. Daha önce gittiğim hiçbir konseri üzerinden bu denli zaman geçmesine rağmen bu kadar heyecanla anlatmadım. Ne zaman Gaga konserini anlatsam içim hala o akşam Bad Romance’i, You and I’ı dinlerken ki kadar kıpır kıpır oluyor.

LGBT’ye Lady Gaga’nın Verdiği Destek

Buraya kadar gelmişken Lady Gaga’nın LGBT üzerine yaptığı her çalışmayı, söylediği her sözü canı gönülden desteklediğimi ve 16 Eylül’den sonra bu konuya olan desteğimin çok fazla arttığını belirtmek isterim. Bunu okuyan her homofobik insanında düşüncelerini bir kez daha gözden geçirmelerini diliyorum çünkü özür dilerim ki bu çok aptalca! Özetle 16 Eylül 17 yıllık hayatımın en güzel günüydü. Bir sonraki konserde bende en çılgın kostümümü giyip gideceğim diyebilirim. Umarım Gaga’yı tekrardan İstanbul’da söylerken görebiliriz çünkü kendisi bir dahaki konsere dek görememek çok üzücü…

Sosyal Medya Hesaplarım

Twitter: bktblc1

Tumblr: itsbkt.tumblr.com

Konser günü hakkında her türlü sorunuza açığım. Umarım 16 Eylül ruhunu yansıtabilmişimdir. O gün orada bulunup bu atmosferi yaratan her bir Little Monster’a teşekkür ediyorum ve bunu görmeyecek olsa da Lady Gaga’ya çok teşekkür ediyorum. Hepinizi öptüm. ?